Televizyondan Neler Alıyoruz?

Sosyal Yaşam
Sosyal Medya
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Televizyondan neler aldığınızı biliyor musunuz? Televizyondan hiçbir şey almadığınızı düşünüyorsunuz değil mi? Alışveriş yaparken seçmek, pazarlık yapmak konusunda kimse elimize su dökemez. Öyle ki Salı pazarından eve geldiğinizde seçtikleriniz çürükse, ’bakmadan mı aldın’ demek te bir adettir. Ancak televizyon seyrederken böyle bir imkânımız olmasına rağmen çürük olan her şeye olan ilgimiz seçme şansımızı kısıtlıyor.

Televizyon Programları

Televizyon programcıları ilgimiz olan programları tespit edip onlara olan ilgimizin yoğunluğuna göre programlar yapıyorlar. Elimizdeki kumanda ile seçim yaptığımız her an, kendimizi mahkûm ediyoruz aslında. Nedense, öfkeyi, insan öldürmeyi, katilliği, dedikoduyu, arkadan iş çevirmeyi, tecavüzü, köşeyi dönmeyi, gururu, kibri (unuttuğum var mı?) anlatmayan dizi yok gibi. Bu televizyon programcılarının suçu değil. Arz-talep dünyasına elimizdeki kumandalarla yön veren bizler, televizyon yapımcılarına, bu değerleri görmek istediğimiz mesajını vermesek neden televizyonda bunları izleyelim? Mafyacılık, organize olarak insanlara kötü davranmak, insanları öldürmek, masumları ezmek, ezeni de ezmek, intikam almak, şiddet uğruna değerlerimizi unutmak, televizyon ekranından aldığımız değerler artık. İnsanlara laf sokmak, onları sözlerimiz ile alt edip küçük düşürmek, küfür etmek, küfürlü konuşmak ve bu değerleri yüceltmek televizyondan aldıklarımız.

Herkes belgesel izleyip kitap okuyor!

Sorsanız, herkes okullarda okutulan bu değerlerin yılmaz takipçisidir. Ancak okul önlerine bir uğrayın bakalım okulun içerisi ile dışının nasıl da hiç aynı olmadığını göreceksiniz. Herkesin belgesel izleyip kitap okuduğu dünyamızda bu programları kim izliyor? Çocuklara bakın yegâne oyunları tekme atarken garip sesler çıkarmaktan ibaret. Elimizde oyuncak silahlar, kılıçlar ile dizi film takip eder olduk. İnsan uzuvlarının havada uçuştuğu, kanın oluk oluk aktığı (ama gerçekte ketçap), insanlıktan çıkarcasına sadistçe görüntülerin televizyondan akıtıldığı görüntüler daha çok şiddet daha çok kirlenmişlik yayıyor etrafa. Bir öğretmen olarak, 6-7 yaşındaki çocukları seyrettikleri korku filmlerinde kendileri için hiç uygun olmayan şeyleri izleyip birbirlerine anlatırken duyuyorum. Bu çocuklar etraflarında dolanan normalleşmiş görüntülerden şimdiden etkilendiklerini bilmiyorlar.

Bunu bugün fark etmiyorsunuz. İçerisinde bulunduğumuz şiddet havasını uzun süredir solduğunuzda bu havanın normal olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz. Ama yaşadığınız bu ortam gerçek değil. Bunu şimdi hissetmiyor olabilirsiniz. Ancak şiddet ve vurdumduymazlığa varan öfke ortamı sizi bulduğunda insanı bu hale getiren motivasyonları arıyorsunuz.

Size buradan duyurayım TELEVİZYON…

Manavdan domates seçiyoruz ancak evinize bu pisliği getiren programları kapatmayı bir türlü beceremiyoruz. Sonra herkes neden sinirli. Reality şovlarına bakın basit yarışmalarda bile adilce yarışmak yerine, dedikodu ile ağız dalaşı ile yalan ile kendilerine avantaj sağlayan insanları öyle övüyoruz ki bu kişiler daha sonra televizyon dünyasının kahramanları oluyor.

İnsan çamurlu bir suya ağzını dayayıp kana kana içer mi? İlginçtir kültürel olarak bile bize ters olan değerleri televizyon ekranında kana kana izliyoruz. Yetmiyor tekrarını seyrediyoruz yetmiyor kendi hayatımıza uyguluyoruz. Yengesine âşık olan, amcasının yatağını kirleten ahlaki olarak çökmüş bir dizi karakterini anlatan dizinin yıl içerisinde 6 kez tekrarlandığını ve her seferinde severek ilgi ile izlendiğini düşündükçe insan yaşadığı toplumu gözden geçirme ihtiyacı hissediyor.

Geleceği bugünden değiştirmek mümkün

Televizyon bizim desteklediğimiz bir kirlenmişliği yayıyor. Nesiller geçtikçe bu oğullarımıza kızlarımıza sirayet edecek. Ne seyredebileceklerini, seçeceklerini ve bunları nasıl anlayacaklarını bilmeleri gerektiğini ilk önce biz öğrenmeli daha sonra çocuklarımıza öğretmeliyiz. İncil; ‘Aranızda açık saçıklık, budalaca konuşmalar, bayağı şakalar da olmasın. Bunlar size yakışmaz. Bunun yerine şükredin.’ der. Etrafta televizyon ve onun getirdiği kültür mahalle baskısı ile size yüklenirken bir yaşantı dayatırken bunu yapmak zor biliyorum. Ancak geleceği bugünden değiştirmek mümkün eğer siz televizyon kumandanıza hakim olursanız.


Sosyal Medya
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
Tagged

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir