Spor

Sosyal Yaşam

Tanrı’nın hayattan zevk almamızı istediğini biliyorsunuzdur. Yapılan birçok genellemeye rağmen Hristiyanlar, Tanrı’nın neşe kaçıran ya da huzursuzluk yaratan bir varlık olmadığını bilirler. O bizim zevk almamız için birçok şey yarattı. Spor da bunlardan biridir. Bir koşucu olan Eric Liddell diyor ki, “Tanrı bana hızlı olma armağanını bahşetti. Bu yüzden ne zaman koşsam Tanrı’dan kaynaklanan hazzı ve mutluluğu içimde hissediyorum.”

Spor Tanrı’dan gelen bir armağandır bize. Sağlığımıza faydalıdır, arkadaşlıkları güçlendirir ve oldukça zevklidir. Tanrı bizim için her zaman en iyisini ister, bu yüzden yararlanmamız için birçok araç yaratmıştır.

Tabii ki her güzel şey gibi sporu da yanlış yönde kullanmak söz konusu olabiliyor. Bazı insanların neye öncelik vermeleri gerektiği konusunda kafaları karışıktır ve spor onlara ailelerinden, arkadaşlarından ve hatta sağlıklarından bile daha önemliymiş gibi görünür. Bu durumu, sağlıklarını tehlikeye düşürmesinler diye defalarca uyarılmalarına rağmen spordan kopmayarak aşırı bir şekilde yapmaya devam eden insanlarda görebiliyoruz. Ayrıca farklı takımları desteklemelerinden dolayı aralarına girip zarar veren uyumsuzluğu, gerilimi ve bir nevi düşmanlığı da görmezden gelmek olanaksız. Eşleri ve çocuklarıyla vakit geçirmek yerine televizyonda spor müsabakalarına kilitlenmeyi seçen insanları da görmüyor değiliz çevremizde.

Biz Hristiyanlar önceliklerimizin değişmemesi için Tanrı’ya dayanırız. Spor yapmak ya da futbol maçlarını izlemekten de zevk almak hoş bir şey ama aile, arkadaşlar, iş gibi diğer güzel şeyleri de hayatımızda tutmalıyız. Tanrı’nın birinci önceliğimiz olduğuna inanıyorsak, O’nun bütün güzellikleri hayatımızda dengeli bir biçimde mümkün kılacağını da unutmayalım. Böylece var olan her şeyden tüm benliğimizle keyif alabiliriz.


Tagged

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.