Cömertlik ve Bizim Kabileci Kalplerimiz

Kişisel Gelişim
Sosyal Medya

Genellikle cömertliği paramızı başkalarına vermeye isteklilik olarak düşünürüz. Aslında bu sığ bir tanımdır. Cömert kelimesinin daha geniş bir tanımı, “sevecen ve şefkatli bir ruhu olan”dır. Yıllar boyunca ruhumun başkalarına karşı “kibar” olmadığı birçok durum keşfettim. Ama burada beni daha cömert bir insan yapan üç şeyi paylaşmak istiyorum sizlerle. Ve bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyorum.

Bağlantı beni daha cömet biri yaptı

Psychology Today adlı dergide yayımlanan bir habere göre, insanlar genellikle “kabilecidir”; milletleri “benim gibi” ve “benden farklı” olmak üzere ayırırlar. Kalplerimiz çoğu zaman “bizim gibi” olan insanlara daha sıcak, “bizden farklı” olanlaraysa daha mesafelidir. Ben şahsen diğer insanlara karşı olan bağlılık hissim geliştiğinden beri daha cömert bir insan oldum.

Bir gün genç bir adam kendisini 4-5 kilometre uzaklıktaki otobüs durağına bırakıp bırakamayacağımı sordu. Riskli olduğu için genelde yabancıları arabama almıyorum. Ama o dakika dua ettim ve “Tamam” dedim.

Arabaya bindikten sonra, “Camlarıaçabilir miyiz?” diye sordu. Güzel, ılık bir geceydi, bu yüzden, “Elbette” cevabını verdim. Sonra radyoyu açıp açamayacağını sordu. Klasik müzik dinlemediğinden neredeyse emindim ama yine, “Evet” dedim. Sonra sesini açabilmek için izin istedi. İçimden “Ah, gençler!” diye geçirdim ama, “Tabii ki” dedim. Böylece genç, “gümbürtülü müzik” diye nitelendirdiğim bir müzik açtı radyoda. Buum-tump-buuum.

Müzik sonuna kadar açık, pencereler açık, yolda seyrediyorduk. Uzaktan yakından ne benim tarzım olan, ne de keyif aldığım bir müzik… Ama sonra bir şey oldu: Genç adama döndüm. Orada, dirseğini pencereden dışarı çıkararak oturuyordu müziğin gümbürdediği sırada ve gülümsüyordu. Evet, çok mutlu olmuştu.

İçimde bir şeyler kıpırdadı onun sevincini görünce. Onun neşesi beni mutlu eden şeylerden daha farklı bir sebepten kaynaklanıyor olabilir, ama aynı duyguları yaşıyorduk. Onun sevincini tecrübe etmek kalbimin ona karşı “benden farklı” olarak değil de, “benim gibi” biri olarak ısınmasını sağladı. Şimdi o çemberin içindeydi ve kalbim çok daha yoğun bir biçimde “sevecenlik” hissetti onun için.

İnsanlarla bağlantımı anlamak -onları “benim gibi” görmek- beni daha cömert yaptı.

Deneyim beni daha cömert biri yaptı

Maddi açıdan, hayatımın çoğu dönemi oldukça rahattı. Ama geçenlerde bir dönem işsizliği de tecrübe ettim.

Aylardır iş bulabilmek için boşuna uğraşmaktayım. Kıtlık çıkmazlarıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ihtiyaçlarla yüz yüzeyim. Aklımda hep sorular var: Evimizi kaybedecek miyiz? Günübirlik işlerle ne kadar para kazanabilirim? Ne zaman kalıcı bir işe gireceğim?

Kesinlikle söyleyebilirim ki bu işsizlik dönemim, ihtiyac içindekidiğer insanlara bakışımı değiştirdi. Kalbim şu an onların kaygı ve çabalarına daha açık. Önceki zamanlara göre diğer insanlara para vermeye, onlara yardım etmeye çok daha yatkınım, eskiye göre daha az param olmasına rağmen.

Karşılaştığım zorluklar daha fazla cömert olmamı sağladılar.

Bilim beni daha cömert bir insan yaptı

Eski bir deyişe göre, “Mutluluğu satın alamazsın.” Ama bu tam olarak doğru değil aslında. Paranı uygun şekilde (yani cömert şekilde) harcamalısın.

Harvard İşletme Okulu İş Yönetimi doktoru sosyal bilimci Michael Norton bir üniversitede yaptığı konuşmada, parayı başkalarının yararına kullanmanın, veren kişiye mutluluk getirdiği söyledi. Vardığı bu sonucu destekleyen çeşitli deneyler ve gözlemler paylaştı. Kişinin kendisi için para harcaması mutluluğu düşürmese de, başkaları için harcaması gerçekten mutluluğu arttırıyor.

Şu an az olan paramı harcamak için farklı yollar arıyorum bu araştırmaya dayanarak. Vermek için yollar bulmak istiyorum. Diğer insanlara yardım ediyor bu. Bilim ve tecrübe de bunların bana mutluluk getireceğini söylüyor. Nasıralı İsa’nın söylediği gibi: “Vermek, almaktan daha kutsaldır.”

Sizin deneyimlerinizi de merak ediyorum. Cömertliğinizi arttıran herhangi bir tecrübeniz oldu mu? Ya da sizi daha az cömert yapan tecrübeleriniz?


Sosyal Medya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir